Kuzey Rüzgârına Şarkı — Mahmud Derviş

Yazan Cuma Tanık
0 Yorum 550 Görüntüleme 3 Dakika Okuma Süresi

I

Uzaklardan gelen

Mendilin üzerinde kuru öpücükler

Ve rüzgârda pencereler

Şehri keşfediyor bir şiirde.

Boşuna geçmişten konuşmak 

Kırıp geçti beni yola çıkmak

Uzaktaki denizin maviliği 

Ve toprakların yeşilliği parçalara ayırdı beni

Anneciğim! İntihar ettiler sebepsiz

Celile’nin serçeleri.

Ey çocukluğa ve sınırlara yakın ay

Çalma güzel rüyaları

Yalnız çocuğun odasından.

Ve yazma askerlerin postalları üzerine

Adımı ve tarihimi —

Yalvardım sana ey güzel ay.

Buğday tarlaları kaçtı tarihinden

Kaçtı hurma ağacı.

Geçmişten konuşmak boşuna

Arkadaşlarım

Eski evin girişinde kaydediyorlardı

Ölülerinin isimlerini

Ve bir polis bekliyorlardı

Ve yasemin gerdanlığını

II

Uzaklardan gelen

Mendilin üzerinde kuru öpücükler

Ve rüzgârda pencereler alnımı yarıyor

Göğe yakın bir yerde.

Gelen posta bana sürgünü hatırlatıyor

Ve kış diriltiyor beni bir dal gibi

Ölülerimizin ağacında.

Hapishanedeki arkadaşlarım

Satın alırlardı ışığı

Ve gasp edilmiş umudu

Ve sigaraları

Gardiyanlardan ve şairden.

Acıyı satalardı herhangi bir göçmen kuşa

Surun ardında mısır tarlası var olduğu müddetçe

Ve büyüyen başaklar.

            Bir vagon penceresinin ardındaki ülkem

            Terk edilmiş bir elma

            Zakkum gibi iki nasırlı el

            Tıpkı birer sokak ismi

            Barikat gibi tıpkı.

Esareti düşünüyorum

Gelip geçenlere haykırışlarımı anlatayım diye.

Esareti düşünüyorum

Özgürlüğümü görüp

Geçen yılları sayabileyim diye.

Esareti düşünüyorum

Nasıl sığar bir çantaya Yafa’nın yüzü

Benim ve senin aranda küçük bir mesafe var idam kıyafetleri içinde

            Ama idam edilmedim… Döndüm yüzüm olmadan.

            Benim ve kısa bir anın arasında asırlar uzar

Esareti düşünüyorum,

Nasıl sığsın bir çantaya Yafa’nın yüzü!

III

Uzaklardan gelen

Mendilin üzerinde kuru öpücükler

Ve rüzgârda pencereler, ey kuzey rüzgârı

Geri çevir sevdiklerimin öpücüklerini

Gelme bana!

Kim satın alır Mesih’in kalbini

Ceylanın derisini

Gözaltı kamplarını

Döşenmiş vatanla ilgili şarkının dekoru ellerimde!

Geçmişten konuşmak boşuna.

Arkadaşlarım

Doğum tarihimi koyuyorlardı ağacın lifleri arasına

Sonra veda ettim onlara.

Ve unuttum belimi, gırtlağımı, yağmurun randevusunu

Ve kollarına kelepçemi taktım

Kolsuz kaldım, ağaçla didiştim

Bir polis bekliyorlar orada arkadaşlarım

Ve yasemin gerdanlığını.

Var olmaya çalışıyorum,

Olamıyorum!

Arapçadan çeviren Cuma Tanık

Bir Cevap Yazın

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bunu kabul ettiğinizi varsayacağız, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul et Daha fazla bilgi

%d blogcu bunu beğendi: